TEDAVİ EDİLMEYEN VARİS KALBİ YORUYOR

Varisin, kişinin farkında olmadan yaşam kalitesini bozan bir sağlık sorunu olduğunu kaydeden Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, “Tedavi edilmeyen varisler kalbi yorar” dedi.

Meltem ÖZGENÇ

GENEL tanımıyla toplardamarlarda normalin üzerinde meydana gelen genişlemeler olarak ifade edilen varis, ailesel yatkınlığı olan ve sürekli ayakta veya sabit duran kişilerde daha çok oluşuyor. Toplumda çok sık rastlanan varis hastalığını ve tedavi yöntemlerini Hürriyet Ankara’ya anlatan Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı tedavi edilmeyen varislerin zamanla kalbi yorduğunun altını çizdi. Bardakçı şunları söyledi:

SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIKTIR

“Çoğu zaman, var olan küçük varisler zamanla ilerler ve işin ilginç tarafı kişiler bu ilerlemenin farkında bile olamaz. Sürekli bir yorgunluk, enerji düşüklüğü, akşam iş sonrası eve dönüşlerde gerginlik de dahil olmak üzere kişinin farkında olmadan yaşam kalitesini bozan bir sağlık sorunudur. Çünkü ağrı hafif hafif artar ve şikâyetler çok yavaş ilerler. Bu tablo tedavi edilene kadar böyle devam eder.

DOLAŞIM SİSTEMİNE EKSTRA YÜK

Tedavi edilmeyen varisler kalbi yorar. Özellikle diz altında yaygın ödem oluşturacak kadar ilerlemiş varisler gelebiliyor. Bu durum dolaşım sistemine ekstra yüktür. Varis deyip geçmemek gerekir, var olan varislerin ilerlemeden tedavi edilmesi önemlidir. Bununla birlikte şu da unutulmamalı, gereksiz yere yapılan varis tedavileri istediğimiz bir şey değil. Biz bacak toplardamarlarını ihtiyaç olduğunda kalp ameliyatlarında kullanıyoruz. Ancak varis haline gelip fonksiyonunu kaybetmiş toplardamar kalpte kullanılamaz. Bu nedenle profesyonelce yapılan tanı ve tedavi son derece önemlidir.

BÜYÜMEDEN KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR

Varisler çok küçükse büyümeden çeşitli tedavilerle kontrol altına alınabiliyor. Bunların içerisinde lazer, radyo frekans, köpük tedavileri var. Köpük tedavisinde kullanılan, özel bir ilacı hava ile karıştırarak elde ettiğimiz bir köpüktür. Bunu problemli damara enjekte edip söndürüyoruz. Cilt de normal görüntüsüne kavuşuyor. Bunun için her hangi bir anestezi yapmaya gerek kalmıyor. Bu tedavilerin ehil ellerde yapılması gerekiyor. Çünkü kullanılan ilaç ve işlem çok özelliklidir.”