VARİSTE LAZERLİ TEDAVİ DÖNEMİ

Bu hafta yaz ayları da gelmişken daha çok dikkat çekmeye başlayan varislerde yeni kullanılmaya başlanan lazer tedavisinden bahsedeceğiz. Peki nedir bu varis?

Sadece estetik açıdan mı zararlı? Varis kısaca bacak toplardamarlarının genişlemesi, uzaması ve bükümlü hale gelmesiyle deride görünür olmaya başlaması durumudur. Estetik açıdan kötü bir görünüm olmasının yanında kişinin yaşam kalitesini düşürebilir ve daha tehlikeli durumlara yol açabilir.

Varisin ortaya çıkması için genetik faktörler olduğu kadar çevresel etkiler de önemli. Fazla ayakta kalmak ya da uzun süre oturmak, obezite, hareketsiz yaşam tarzı gibi etkenler de varisi tetikleyebiliyor. Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülen bu damar hastalığı dikkat edilmezse bacak ağrıları, ödemler, egzama, zor iyileşen yaralar gibi istenmeyen durumlara yol açabiliyor.

Muayene sonrasında rahatlıkla teşhis edilebilen bu hastalığın tekrarlamaması için de erken dönemde tedavi başlanması gerekiyor. Varis tedavilerinde yeni yaygınlaşmaya başlayan lazer tedavisini kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı anlattı:


İĞNE DELİĞİNDEN İŞLEM

“Varis tedavisinde genellikle cerrahi yöntem tercih edilmekteydi. Ancak bu yöntemde iyileşme uzun sürüyor ve narkoz kullanılması hastaları tedirgin ediyordu. Varisli bacakta kasığa en az 7-8 cm bir kesi yapılan bu işlemler de hasta için daha ağrılı bir sürece sebebiyet verebiliyordu.

En önemlisi de bu yöntemle varislerin tekrarlama riski var. Lazer tedavisi yönteminde ise asıl amaç kapak yetersizliği olan büyük damarı tedavi etmek. Varis kaynağı olan bu damar tedavi edildiğinde artık varis oluşmuyor ve var olan varisler de kayboluyor. Yani vücuda zarar veren damarlar iptal ediliyor.

Bu yüzden başarı oranları çok yüksek. Nasıl uygulandığına gelirsek; diz seviyesinden küçük bir iğne ile girilip varisli damar lazer veya radyofrekans enerjisi kullanılarak kasığa kadar içten kapatılıyor. Kasıkta ya da herhangi bir yerde kesik olmuyor.

Sadece bir iğne deliğinden işlem gerçekleştiriliyor. Eski yöntemde hastanın tam olarak ayağa kalkabilmesi için en az iki hafta istirahatı gerekirken lazer yönteminde 2 saat içinde günlük yaşamına dönebiliyor. Bu sebeplerden hastalar için de rahatlıkla tercih edilebilecek bir yöntem.”